Deprem Araştırma Bülteni (3. Sayı)
Mikro Bölgelendirme için Jeofizik Mühendisliği Araştırma Teknikleri .


V. J. Murphy

Çeviren.


Ersen Buket

Özet.


Mikro bölgelendirme için uygun jeofizik metotları; Sismik Refraksiyon, Sismik Refleksiyon ve yerinde (in - situ) Kuyu Testi ölçülerini kapsar. Pratikte kullanma yeri ve organizasyon gibi değişik faktörlerin mevcudiyeti göz önüne alınırsa, dünya üstünde en çok kullanılan metot, sismik refraksiyon metodudur. Özellikle P-dalga hızı ölçümü, tabaka kalınlığı ölçümü ve ana kaya derinliği ölçümü, bu metodun kapsamına girmektedir. Yerleşme bölgelerinde açılan küçük deliklerde patlayıcı madde kullanmak veya sinyalleri büyütülmüş düşük enerjili yüzey vibratörleri kullanmak suretiyle bu metot tatbik edilebilir. S – dalga hızlarının ölçümü ise, özelikle zemin dinamiğini ilgilendiren konularda, Japonya' da ve Amerika' da son yıllarda yaygın olarak kullanılan bir metottur. S - dalga hızlarının değişimi ±5000 ft/Sn lik P–dalga hızı aralığında, özellikle materyal tayini için geniş ölçüde kullanılmaktadır. En son oluşan Caracas, San Fernando ve çok sayıda tekrarlanan Matsushiro depremleri sismik metotların uygulanmasına direkt korelasyon örnekleri olarak gösterilebilirler. Bir sahayı mikro bölgelendirmek için yapılması gereken işlemler şunlardır; 1 - Sahanın jeolojisine göre sismik refraksiyon hatları grit sistemi tespit edilir, 2 - S, dalga hızı değerleri, hem refraksiyon hem de kuyu testleri metotları ile yerinde ölçülür. Elde edilen sismik veriler, dinamik analizlerde kullanılacak hale getirilmelidir, zira sismik ölçülerin alındığı strain seviyeleri, çok şiddetli depremlerden beklenen strain seviyelerinden düşük olacaktır.